Archive for November, 2008

Berlin, 14:30, Viyana, 16:30, Yaya geçidi

November 30th, 2008

Başıboşlar


Basiboslar from gozenyadagulgun on Vimeo.

Adeta Avrupalı gibi açık tenli ve renkli gözlü Türk oluşumu Gözenyadagülgün‘den küçük zihnimin algılayamayacağı kadar enteresan bir iş.  Gözen Atilla ve Didem Diblen’in ortak çalışması olarak etiketlenmiş.

14 comments November 30th, 2008

Sarah Maple’ı tüm bedenim ve ruhumla istemek

Sarah Maple’a açık evlenme teklifi:

Sarah Maple, seni seviyorum.  Her ne kadar bu senin işlerinden hiçbirşey anlamadığım manasına geliyor gibi görünüyorsa da seninle evlenmek istiyorum.  Çok da güzel olmamana rağmen süper akıllı, yetenekli, fırlama, ironik ve en önemlisi özgürleşmiş (emancipated) bir kadınsın, üstelik müslüman bir aileden geliyorsun, bu anneannemi çok mutlu edecektir. Ben de çok yakışıklı olmasam da İngiliz standartlarına göre düzgün bir diş yapım ve seni uzun geceler sıcak tutacak kürklü bir Türki bedenim var. Seni kendime bağlamak istememin, işlerinin ışığı altında dev bir çelişki olduğunu biliyorum. Bu çelişkiyi beraber yaşayalım istiyorum. Benimle evlenir misin?

17 comments November 30th, 2008

John Goo: The Chase

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

John Goo yeni bir karışık kayıt gönderdi. Vakit kaybetmeden yayınlıyorum. Buradan sağ tıkla inderebilirsiniz.

5 comments November 29th, 2008

Berlin, Kastanienallee, 4 Derece, Ahmak ıslatan yağmuru, Sevimsizlik

6 comments November 29th, 2008

Bu Foucault için! Bu Deleuze için! Bu da Guattari için!

||||||||| isimli kullanıcının Flickr sayfasında, bu manipülasyonlara rastladım.  Sitemizin kapatılmasını canı gönülden arzu ettiğim için burada yayınlamak uygun gözüktü. Esasında eski ve mevcut cumhurbaşkanlarının yüzlerinibu şekilde tahrif etmenin hangi yasaya göre ne şekilde suç teşkil edeceğini merak ediyorum.  Bunun için özel bir madde var mı, yoksa direkt “manevi şahsına hakaret” tarzı bir dava konusu mu olur?  

19 comments November 29th, 2008

Tahran Bienali

1’incisinin Istanbul da yapıldığı Serhat Köksal’ın küratörlüğünü üstlendiği Tehran Bienali Berlin’de uluslararası izleyiciye kapılarını geçtiğimiz hafta açtı. Bendeniz 2/5BZ‘nin davetlisi olarak orada bir işim ile boy gösterme fırsatına erişirken, etrafta için gözlem yapmayı da ihmal etmedim. Daha çok doğuluların sanat festivali kıvamında, tamamen dış desteksiz yapılmış yeraltı bir duruş idi Tehran Bienali. Hareketli görsel ve hareketsiz işitsel ağırlıklı seçilmiş işlerin arasında dikkatimi çeken 3 durum oldu ki bence bu isimleri pek kısa zamanda daha fazla duymaya başlayacaksınız.

Gudubik

1 Türk, 2 Hollandalı ve 1 Lübnanlı’dan oluşan grup isimlerinden, ve resimlerinden anlaşıldığı üzere deneysel dub müzik yaptıklarını söylüyor. Grubun asıl adamlarından olan Ülkem uzun sene Istanbul’da yaşamış bir Adapazarlı ‘Ben müzik falan okumadım, ama kulağım varmış, elimizden geldiğince bir şeyler yapıyoruz’ derken sigarasından bir nefes alıp soundcheck yapmaya gidiyor. Serhat Köksal, Gudubik’i internette keşfediyor ve diyor ki ‘Abi bayıldım sizin bas ve davulun uyuşmamasına… Ne garip bi soundunuz var gelsenize Berlin’e’ demesi ile Gudubik atlıyor geliyor Berlin’e ve 3 gün sahne alıyor entel-hasan muzikleri ile, gayet keyifli. Gudubik websitesine burdan uçabilirsiniz.

Utku Tavil

E biz yaşlanmışız tabii, Utku 20 yaşında fişek gibi bir Türk genci. İtalya’da müzikoloji okuyor, müzik ile doğmuş, müzik ile öleceğim diyor. Konvansiyonel müziğe karşı değil ama en güzel Rock’un, Pop’un, Jazz’ın yapıldığını söylüyor ve sınırları kendi beatlerini oluşturduğu, kabloları ‘Bizzzt Bizzzt’layarak lapınıntopunun mouse’unda parmaklarını gezdirerek zorluyor. Benim tabirim ile ‘Resim Yapıyor’ yarattığı sesler ile. Utkunun istanbul’da da yürüttüğü ‘LIMBO’ isimli bir projesi var, Myspace‘ine bir göz atın.

Ballgard

İranlı bir funk rock grubu. Bu adamlar anlatılmaz aslında yaşanır. Her birisi eski Romen futbolcular gibi başka mesleklere sahipler aslında. Grup şu anda Kanadalı bir label tarafından Amerikan müzik piyasasına sunulmuş. Iran’daki rejimden dolayı hiç bir şekilde müziklerini sergileyemiyorlar. Evlerinin altında calışmalarına devam ediyorlar. Biri bankacı, diğeri bir şirkette çevirmen, biri memur en genci öğrenci. İşin aslı gayet ‘Pop’lar, ilk gördüm ne işi var dedim bunların Bienal’de. Ama bu adamlar ile konuşup hikayelerini dinleyince yaptıkları işin tadı değişiyor. Solist bir aile babası, diyor ki: ‘Karım benim burada bu karateci kıyafetleri ile şarkı söyleyip dans ettiğimi görse kalp krizi geçirebilir, müzik benim hobim aslında’. Ballgard ne kadar bu işi hobi gibi gorse de, grup Tehran Bienal’in hit projesi idi. Adamların ne web sayfası var ne bir şeysi. Google a Ballgard yazın, bakının…

Festival, pardon! Bienal şu an halen devam etmekte Berlin’de. Yolunuz düşer ise mutlaka uğrayın.

November 29th, 2008

Allahım! Kör et beni! #4

Amsterdam, 2006

‘Kırmızı poster, kırmızı kurye, kırmızı araba, kırmızı ceket, kırmızı ışıklar’

2 comments November 28th, 2008

Nieuwmarkt, Amsterdam, 0-100 km 3.4 sn

 

 

2 comments November 28th, 2008

Bedük Jonze


Beduk – Automatic
Bedük’ün klibini her cins seviyesizliğin açık adresi Sezyum‘dan başka bir yerde görseydim şaşırırdım. Ülkede iyi şeyler de oluyor, belki olabiliyor ile hay allah şu müzik keşke biraz daha dinlenebilir, biraz daha moderin olsaymış arasında gidip geliyorum.  Belki de Bedük kitsch macerasında bir sonraki durakta biraz daha eli yüzü düzgün işler çıkarmaya başlar diye bir umudum var.

 

6 comments November 28th, 2008

Previous Posts


Takvim

November 2008
M T W T F S S
« Oct   Dec »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Aylara göre haberler

Kategorilere Eklenenler