Libya Roketi

Ülkesindeki trafik kazalarını önlemek için asfalt yol, şerit, trafik lambası vs. yaptırmak yerine araba yaptırmayı uygun görmüştü Muammer abi. İtalyan’lara tasarlattığı “Libya Roketi” dünyanın en güvenli arabası olacaktı. Elektronik savunma sistemi bile koydurdu içine. 3lt V6 motor, 230 beygir gücü, 0-100km: 7sn, deri koltuklar, TV, raylı kapılar, çelik jantlar…
imajlar: examiner.com

March 1st, 2011

Allahım! Kör et beni! #4

Amsterdam, 2006

‘Kırmızı poster, kırmızı kurye, kırmızı araba, kırmızı ceket, kırmızı ışıklar’

2 comments November 28th, 2008

Arabayla fotoğraf çektirmek

Arabanın üzerine oturup fotoğraf çektirmek diye bir şey var hayatta. Yine de bu kareyi görünce bir gariplik sezdim. Galiba oturuşu bir garip.

Evet evet, kesin bir gariplik var. Normal koşullarda arabanın üzerine oturup poz vermek diyince aklıma gelen şey kesinlikle bu değil.

İDireksiyon başında oturan delikanlının ayağını anladık. Peki en sağdaki arkadaş ne yapıyor, bacağını neden pencereden geçirmiş? Neden Allahım neden?!

3 comments August 22nd, 2008

Amerika artık kendine gel – 2

Oklahoma Full Auto Shoot” tahmin edebileceğiniz gibi Oklahoma’da düzenlenen ve her sene Amerikalı silah meraklılarının bir araya gelip varolduğunu bile bilmediğimiz silah modelleriyle arabalara ateş ettikleri bir organizasyon. Tüm olay o kadar salakça ki videonun ilk başında görünen ve bayırdan aşağıya yuvaralanan arabanın içerisinde bir “patriot”un bulunduğundan şüpheleniyorum.

Protesto gösterisi yapmak isteyenler ya da bizzat gidip katılmak isteyenler içinküçük bir bilgi bu senekinin tarihi oldukça yakın.

2 comments June 16th, 2008

19 Mayıs 2008, 13.30 PM – MASLAK

yikama.jpg

May 20th, 2008

Kamyon? Süslemek?

İnsanlar neden arabalarını süslüyor. Süslemekle kastettiğim aynaya bir maskot asmak ya da stop lambalarını değiştirmek değil. Gerçek anlamda aracı süs ile yeniden inşa etmekten bahsediyorum. Pek çok farklı coğrafyada pek çok farklı örnek var.

Mesela Japanoya’da Dekatora.”Decoration” ve “truck” kelimelerinin bir biçimde bir araya gelişinden alıyor ismini. 70’lerde yayınlanan ve çok tutan bir televizyon filmi ile başlıyor bu çılgınlık. Kısa sürede kendi tasarımcıların ve sanatçılarını yetiştiren Dekatora, trafik yasaları dahilinde belirlenmiş standartlar ile uygulanıyor. Krom, led ve neon karışımı bu canavarlar Japonya’nın otoyollarında dolaşıyorlar. Bu makinelerinin türk kamyoncusunun eline geçtiğini düşünemiyorum.

sus-2.jpg

Bir not: Dekatora ile ilgili en çok ilgimi çeken noktalardan birisi, 90 lardan itibaren bu tasarımlardaki en büyük ilham kaynağının Gundam adındaki anime dizi olması. bilmeyenler için söyleyeyim: Gundam, bu isimdeki harici zırhlar, yani robotlar ile ilgili bir sürü akisyon içeren animasyon bir dizi.

Dekatora kadar etkileyici bir örnek Pakistan’da karşımıza çıkıyor. 1960’larda ülke ekonomisinde yaşanan ani büyüme ile ortaya yeni bir kentli sınıf çıkmış. Kamyoncularda hızla zenginleşen bu sınıfın içerisinde yer almış. Kamyonu süslemek onlar için aileye, ataya, kentliye kasabalıya hayatta başarılı olduğunu göstermenin bir yolu olmuş.

sus3.jpg

Kamyonların bu hale getirilmesi 6 ila 10 hafta kadar sürebiliyormuş. Fiyatı ise 500 $ ile 15.000 $ arasında değişiyomuş. Bu kamyonlar Pakistan’ın kıyı bölgelerinden Orta Asya’ya yük taşıyan aşırı süslü deve kervanlarının devamı niteliğindeler. Diğer taraftan ülke içerisinde galerilere sıkışmış elit sanata karşı gerçek sanat olarakta görülüyorlar.

Banglades ve Tayland’da “rickshaw” süslemeleri ya da Filipinler’de savaştan sonra Amerikan ordusunun terkettiği ciplerden yaratılan “Jeepnies” gibi daha pek çok örnek vermek mümkün. Bütün bunlar delicesine ilgimi çekiyor. Çünkü insanlığın makinalarla kurduğu en güçlü, en duygusal bağın şöförler ve kamyonlar(ya da otobüsler, taksiler, dolmuşlar v.s.) arasında olduğunu düşünüyorum. Öte yandan şöförleri kendi sanatçılarını ve kendi sembollerini yaratan bir alt kültür olarak görüyorum

susleme.jpg
Eş dost arasında Atatürk’e ait olup olmadığını pek çok kere konuştuğumuz bir laf vardı:
“Türk şöförü en asil duyguların insanıdır”
Türkiye Şöförler ve Otomobilciler Federasyonu Çankaya’da yaptırdığı misafirhanenin kapısına bu sözü yazdırınca, Akşam gazetesi konuyu araştırmış ve Atatürk’ün böyle bir laf söylemediğini belirlemiş. Atatürk böyle bir söz etmediyse, benim söylememde bir sakınca yoktur her halde:

Şöförler en asil duyguların insanıdır!
Onur Aynagöz

December 24th, 2006

BMW art cars

ALEXANDERCALDER.jpg1975 yılında Fransız yarışçı Herve Poulain ilk kez katılacağı Le Mans 24 saat yarışları için hazırlanırken, yakın arkadaşı Alexander Calder’den arabasının üzerine resim yapmasını istemiş. Takib eden yıllarda bu arabaların paralak yüzeyleri belli başlı ressamların ilgisini çekmiş ve Andy Warhol, Frank Stella, Roy Lichtenstein, Robert Rauschenberg, Jenny Holzer, David Hockney gibi isimler tarafından 15 adet BMW boyanmış.

Arabalar Guggenheim’dan, Louvre’a kadar dünyanın önde gelen çeşitli müzelerinde sergileniyor. Dünya gözüyle görmek istediklerim listesine yeni bir madde olarak ekliyorum.

warhol.jpg

Andy Warhol

stella.jpg

Frank Stella

rrr.jpg

Robert Raushenberg

1 comment November 14th, 2006


Takvim

November 2017
M T W T F S S
« Mar    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Aylara göre haberler

Kategorilere Eklenenler