Soluk mavi nokta


6.1 milyar km öteden dünyanın görüntüsü.

Gün geçmiyor ki internette yeni mükemmelizmler yaşanmasın. Mısır devriminden çok etkilenmiş birisi, Carl Sagan’ın epik “Pale Blue Dot” konuşması ile devrim görüntülerini eşlemiş. En sığır insanın bile gözlerini dolduran Sagan’ın kendi sesiyle okuduğu bu pasajı, serbest bir şekilde çevirdim. Orjinal metin ve videoya buradan, videoya’da Brain Pickings‘den ulaşmıştım.

Bizler avcı ve toplayıcıydık.

Hududumuz her yerdi.

Sadece kara, okyanus ve denizle sınırlanırdık; açık yol bizi hala usulca çağırır.

Küçük yerküremiz, yüz milyonlarca dunyanın delievi.

Bizler, kendi gezegenini bile bir duzene koyamayan, rekabet ve düşmanlıklarla ayrılmış; biz mi uzaya açılacağız?

Bize en yakin gezegen sistemine bile yerleşebilecek hale gelene kadar, degişmiş olacağız. Sadece o kadar nesil geçmiş olması bile bizi değiştirecek. Zorunluluklar bizi değiştirecek. Bizler… şartlara uyabilen bir türüz.

Alpha Centauri’ye veya yakındaki yıldızlara ulaşan bizler olmayacağız. Bize çok benzeyen ama bizim güçlerimizden daha fazlasına ve zayıflıklarımızdan daha azına sahip bir tür olacak. Kendine daha güvenli, daha ileriyi gören, daha yetenekli ve daha ihtiyatlı. Çünkü tüm hatalarımıza, sınırlarımıza ve yanılgılarımıza rağmen, biz insanlar büyüklük göstermeye de kabiliz.

Acaba başka bir nesilde, zamanında hayalini bile kuramadığımız hangi mucizeleri başaracağız. Ya bir başkasında? Göçebe türümüz bir sonraki yüzyılda ne kadar uzaklara varmış olacak, ya bir sonraki bin yılda? Güneş sistemi ve ötesine yayılmış bizim uzak torunlarımız, ortak bir mirasla ve anadünyalarına olan takdirleriyle ve başka ne tür canlılar olursa olsun, insanlarin sadece dünyadan gelmiş olduğu bilgisiyle birlik olmuş olacaklar.

Kafalarını kaldırıp bakacaklar ve gökyüzündeki mavi noktayi bulmaya çalışacaklar. Potansiyel kaynağımızın bir zamanlar ne kadar hassas bebekliğimizin ne kadar tehlikelelerle dolu, başlangıcımızın ne kadar mütevazı olduğuna hayret edecekler. Yolumuzu bulmadan önce ne kadar uğraşmamız gerektiğine.

1 comment March 2nd, 2011

1910’dan mesaj var

Retrofütürizm, 1960 öncesi dönemde yapılmış gelecek tasviriyle ilgilenen bir akım. 1983 yılında Lloyd Dunn tarafından türetilen bu kelime 88-93 yılları arasında bir sanat dergisine de isim olmuş. Bu konuyla haşır neşir derinlikli bloglar How to be a Retronaut ve Paleofuture eski dergilerden taramalar, fotoğraflar, makaleler ile geçmişteki gelecek algısını ortaya koyuyor. Geçen gün How to be a Retronaut’daki bir postta bulduğum Villemard 1910 kartpostal serisi (tamamı flickr’da) elindeki datasetiyle geleceği tahmin etmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bir de havacılıkta ne kadar geri kalmış olduğumuzu.

February 28th, 2011

Ballardian

İngiliz bilimkurgu romancısı, sosyal yorumcu ve filozof James Graham Ballard‘ı ötedünyaya uğurlarken, kaç kişiye kendi isminden türetilmiş sıfat nasip olur acaba diye düşündüm. Distopik modernite, kasvetli ve barınmaya uygun olmayan insan yapısı ortamlar, teknolojik ve sosyal değişimlerin psikolojik etkileri gibi kavramlar yüklü bu sıfat, Ballard’ın tüketim, kitlesel eğlence ve güvenlik toplumuna karşı duyduğu iğrenme hissinin bir tezahürüydü. Empire of the Sun ve Crash gibi romanları ve daha ziyade ülkemizde bunların filmleriyle (sırasıyla Spielberg ve Cronenberg) ile ünlüydü ama asıl önemi tekil olarak yaptığı işlerle değil, kültürel jargonumuzun içine soktuğu fütüristik distopyalar ve proto siberpunk dünyalar ve müzik, sanat ve kültür alanında tetiklediği düşünsel birikimle ölçülebilir.

1982’de yaptığı bir röportajda : “Gelecekle ilgili kaygımı tek bir kelimeyle açıklayabilirim : sıkılmak. En büyük korkum: olabilecek herşeyin olduğu, heyecan verici, yeni ve enteresan hiçbirşeyin bir daha olmayacağı.. geleceğin engin ve itaatkar bir ruh banliyösü olacağıdır.” diyen sanatçı 2003’de de Britanya Monarşisinin verdiği şövalyelik ödülünü de “Tepesi ağır monarşimizi yaşatmaya yarayan sahte bir Ruritanya oyunu” diyerek reddetmişti.

Baudrillard‘dan sonra Ballard’ın da gidişiyle yaşadığımız dünyanın ticari ve baskıcı yönlerini göz önüne koyacak kanaat önderlerinden geride pek kimse kalmadı. Artık tek güvencemiz Somali’li ve İsveç’li korsanlar.

Daha fazla bilgi için Ballardian, Ballard’ın onuruna yaptığım müzikal seçki için undomondo.

4 comments April 21st, 2009

Etrafta: Hayatın Anlamı

hayatin anlami

Tersten bakınca da ninja’ya benziyor.

October 27th, 2006


Takvim

May 2017
M T W T F S S
« Mar    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Aylara göre haberler

Kategorilere Eklenenler