Büyük Türkiye’ye doğru

Boran’ın hacı ve bacı fotoğrafını koymasından dokuz gün sonra, 28 Şubat’tan bir gün önce, Türk politik tarihinde ismi okunacak en renkli karakterlerden biri olan Necmettin Erbakan, dünyadaki zamanını tamamladı. En son RP kongresinde Numan Kurtulmuş’un Milli Görüş çizgisinden koptuğunu öne sürerek partiyi çeşitli katakullilerle oğluna bırakarak kariyerine yakışır bir kapanış yapan Erbakan, Türkiye yakın tarihine damgasını vurmuş efsane politikacılardan biriydi. Bugünkü iki partili Amerikan politik sistemine benzeyen ve sadece birbirinin total reddi ve filibusterlara dayanan meclisi düşününce, zamanın ruhunun değiştiğine ve aşağıdaki tartışma ortamının da bir daha geri dönmeyeceğine inandım.

3 comments February 27th, 2011

Devinim

Yine geç kaldık, 2008 yılında yapılmış ama ben geçenlerde Tümel’in friendfeedinden gördüm, devinimi.

Continue Reading 2 comments June 21st, 2009

Resimli kavramlar sözlüğü: Long-tail marketing

longtail

“Uzun kuyruk” denilen pazarlama tekniği 2004 yılında Chris Anderson’un Wired’da yayınlanan makalesiyle isim buldu.  Genellikle Amazon gibi firmaların kullandığı, farklı niş beğeni ve kültürlerden az sayıda müşteriyi çekerek, çok kategoride azar azar ürün satmak yoluyla toplamda yüksek satış elde etmeyi hedefleyen bir strateji olarak adlandırılabilir.  

Kaynak: Wikipedia

Fotoğraf: Ekin Özbiçer

June 4th, 2009

Modern Türkiyem kendini mi yedi?

Kimi arkadaşlarımızın gözünde bölücü sorosçu liboş akpci fethullahcı algılanmamızın temel sebebi Taraf’ta, Ayhan Aktar, çağdaş Türk televizyon yayıncılığında(!) reyting kaygısının muhafazakarlığı geri besleme döngüsü ile hortlatan ana etken olabileceğine dair ilginç bir analiz yayınlamış. Şöyle diyor:

“Bundan yaklaşık on iki yıl önce, 28 Şubat günlerinde Ali Kırca en fönlü saçlarıyla akşam haberlerini sunarken “cennet vatanımızda irticaın nasıl hortladığını” ballandırarak anlatırdı. Tabii ki bu anlatı, Fatih-İskerderpaşa’da çekilmiş kara çarşaflı kadınların ve şalvarlı, eli tespihli, çember sakallı adamların görüntüleriyle desteklenirdi. Verilen mesaj çok netti: İslâmcılar azmıştı, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet tehdit altındaydı. Bunlara hadlerini bildirmek lazımdı. Rejimin bekçisi şanlı ordumuz gerekeni yapmalıydı. 

Haberlerden sonra, o kanalın meşrebine uygun “Magazin Forever” programları devreye girerdi: Bu programların konusu şuydu: “Hangi manken veya uvertür şarkıcı kime takılıyor?” Sürekli tekrarlanan baldır bacak görüntüleri etrafında hangi gece kulübünde, hangi sonradan görme zengin, hangi mankenle görülmüştü. Bu programlarda habercilik adına, bir pespayelik sergilenirdi. Aslında, değişen bir şey yok. Magazin programları devam ediyor. Ekmeğini pislikten çıkaran ve kendilerine gazeteci süsü veren birileri hâlâ görev başında. 

O günlerde, kendime şu soruyu sormuştum: Başbakan Çiller’in verdiği yetkilerle askerler tarafından 24 saat içinde köyü boşaltılan ve hayvanlarını kesime gönderip çoluk çocuk İstanbul’un Sultanbeyli gibi gecekondu mahallelerinde iki göz odaya sığınan ve tek eğlenceleri televizyon olan bir aile üzerinde magazin programlarının etkisi acaba ne olurdu? 

Herhalde, magazin programlarını seyreden bir aile reisinin yapacağı ilk şey bu programların yer aldığı kanalların seyredilmesini yasaklamak, karısına çarşaf giydirmek ve eğer okul çağında kız çocuğu var ise onu okuldan almak olurdu. Gariban aile reisi büyük şehirde kendisini tehdit altında hisseder, şehrin merkezinden kaynaklandığına inandığı pisliğin kendisine ve ailesine bulaşmaması için tedbir almaya çalışırdı. 

Ayrıca, sokakta gördüğü her başı açık, “çağdaş” görünümlü kadının o programlarda gördüğü “yollu hatun”lar gibi olduğuna inanıyordu. Magazin programları sayesinde, şehrin varoşlarında “ahlaksız İstanbul” önyargısı gelişiyordu. Tabii ki, önyargılar bir gün oya dönüşecekti. Nitekim, 2002 seçimlerindeki AKP’nin zaferinin temelleri 28 Şubat sürecinde atılmıştı. “

Devamı burada. İmaj ise son derece çiğ bir üslubu olduğuna inandığım, dolayısıyla yine bu aynı reyting kaygısı treninde 2. sınıf kompartmanda seyahat eden Studio Plastico isimli klibe ait.

3 comments June 1st, 2009

GTA – Görsel Tarih Arşivi

2mesrutiyet
II. Meşrutiyeti ilan etmek üzere İstanbul’a gelen Hareket Ordusu askerlerinin Yıldız Sarayı’nı ele geçirmeleri

muhtar
Türkiye´nin ilk kadın muhtarı Gül Esin Hanım

pullar
1967 yılına ait pullar

Bu imajlar dijital arşivsizliğimizden yakınanlara güzel bir kaynak olabilecek GTA sitesinden.
GTA, Hacettepe Üniversitesi ve Tübitak işbirliği ile oluşturulmuş, içeriği her gün zenginleşen, Türkiye’nin modernleşme süreci, Osmanlı dönemi, Atatürk döneminde yapılan inkılaplarla ilgili görseller, fotoğraf, kartpostal, pul, piyango, afiş ve bir çok değişik imajın bulunabileceği bir proje sitesi.
Fotoğraflara bakabilmek için üyelik gerekiyor ve şu an için malesef 25 fotoğrafın orijinal boyutlarına bakabiliyor, ondan sonra eklediğiniz her imaj için 5 imaj görme şansınız oluyor. Olsun…

1 comment March 28th, 2009

Bu videoyu izlemeyin

Üstteki video İsveç’te yaşayan arkadaşımız sanatçı Hakan Akçura‘nın çektiği bir belgesel. İzlemeyin diyorum çünkü ülkemizde son 30 yıldır dönen barbarlığa ve manasızlığa şahit olup canınız sıkılabilir.  Ayrıca çok uzun, insan İstanbul şehir hayatının hızlı temposu içerisinde üç buçuk saat bunu oturup izlerse zaten başka bir çok açılış, etkinlik, parti, sosyal ortamı kaçırabilir. Hepsinin üstüne psikolojiyi de bozar, insanı bildiği şeyler konusunda şüpheye düşürüp vicdani huzursuzluk yaratabilir.  Ama gerçekten izlemeyin diyorum, çünkü biliyorum ki en fenası bir çok insan izleyip de hiç bir şey hissetmeyecek. 

Genelkurmay’ın “sözde itirafçı” dediği önce Apo’cu, sonra Jitem tetikçisi Abdulkadir Aygan’ın İsveç’e kaçtıktan sonra “Gerçekler bilinsin yeter.” diyerek verdiği bir röportaj.

8 comments February 10th, 2009

Kombinezon #5

super-helal-tunctunctunc

Türkiye’nin yoğurt ve ayrandan sonra tüm dünyaya yaydığı en önemli lezzetlerden olan dönerin Avrupa ile ’imtihanı’ bitmek bilmiyor.

Almanya’nın Viersen Belediyesi’nin “döner” yerine Almanca “Drehspiess” adını şart koşmasının ardından italya’da Lucca Belediyesi, döner ve kuskus dahil etnik fastfoodların kent merkezinde satışını yasaklama kararı aldı. Dönere yönelik yasak rahatsızlık yaratırken, İngiltere’deki araştırmayla dönerin sağlıksız bir beslenme türü olduğu ilan edildi.

Text: Reha Erus, Roma

Kombinezon 5 nedir?

Bilgisayarımda bulduğum anlamsız imajlarımın internette bulduğum anlamlı tekstler ile birleşmesinin beşinci örneği.

January 28th, 2009

Çeşme 2015

Bu sabah sevgili Gökçe Yalçınkaya’nın gönderdiği bir maille Türkiye’mizde güzel şeyler olduğunu da gördük ve içimiz ısındı. Çeşme’den AKP Belediye Başkan Adayı, Harita ve Kadastro Mühendisi Mehmet Ali Gökçeoğlu’nun 2009’u değil 2015’i hedefleyen projeleri bize yöneticiliğin nasıl hep ileri bakmayı gerektirdiğini bir kez daha hatırlattı. Hep yöneticilerin çağı yakalayamadığından dem vururduk ya, işte bu UFO projesi ile çağı yakalamak ne kelime geride bırakmış bir yönetici sonunda bizleri yönetmeye talip oldu, hem de dünyanın en önemli estetik akımlarından Arap mimarisinin incisi Dubai seviyesinde bir anlayışa, varım diyoorrr!.

Vallahi Marduk’a, Maya takvimine ve 2012’ye inanasım geldi..

Not: En alttaki Lilypads projesi birkaç ay evvel internete düşmüş mimar Vincent Calabaut tarafından çevre problemlerine karşı geliştirilmiş bir mimari fantazya. Diğerleri özgün proje olduğu için detayını bulamadım.

15 comments January 23rd, 2009

Üçer üçer yasalar

Arkadaşlar, biliyorsunuz T.C. yasaları zamanında oradan buradan apartılıp kotarılmış metinler. Medeni Kanun’u İsviçre’den, eski Ceza Kanunu’nu da faşist İtalya’dan alıp uyarlamışız örneğin. Bir forum muhabbeti dahilinde farkettim ki, efsanevi bilimkurgu yazarı Asimov’un “Üç Robot Yasası” da Türkiye’ye uyarlanmış aslen. Önce bir hatırlayalım ustanın yasalarını:

1) Bir robot bir insana zarar veremez ya da bir insanın zarar görmesine seyirci kalamaz.
2) Bir robot 1. kuralla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
3) Bir robot 1. ve 2. kuralla çelişmediği sürece kendinin zarar görmesine izin veremez.

bir kuş, bir uçak, bir robot...hayır, bir türk

bir kuş, bir uçak, bir robot...hayır, bir türk

Uyarlanmış hali yazıya dökülmemiş olduğu için benim de Türk hukuğuna bir katkım olsun istedim ve hiç bir fedakarlıktan kaçınmayarak sizler için klavyeye aldım. Buyurun:

1) Bir Türk devletini sorgulayamaz ya da bir başka insanın sorgulamasına seyirci kalamaz.
2) Bir Türk 1. kuralla çelişmediği sürece sosyal bakımdan kendinden üstün zannettiği herkesin emirlerine uymak zorundadır.
3) Bir Türk 1. ve 2. kuralla çelişmese dahi, kendi hayatının ve düşüncelerinin beş kuruşluk değeri olduğunu iddia edemez, başkasının etmesine de izin veremez.

6 comments January 15th, 2009

Osmanlı’nın yükseliş ve çöküşü 1300 – 1923

Volga gönderdi, kaynak Wikipedia.  İlginç gördüğüm çöküşün uzun bir işlem değil sanki bir anda olmuş gibi görselleşmesi, sanki bir gün önce sağlıklı gördüğünüz büyükbabanızın bir kaç gün içinde ölmesi gibi.  Daha morbid bir örnek bulamadım.

11 comments January 9th, 2009

Previous Posts


Takvim

September 2017
M T W T F S S
« Mar    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Aylara göre haberler

Kategorilere Eklenenler