Büyük Türkiye’ye doğru

Boran’ın hacı ve bacı fotoğrafını koymasından dokuz gün sonra, 28 Şubat’tan bir gün önce, Türk politik tarihinde ismi okunacak en renkli karakterlerden biri olan Necmettin Erbakan, dünyadaki zamanını tamamladı. En son RP kongresinde Numan Kurtulmuş’un Milli Görüş çizgisinden koptuğunu öne sürerek partiyi çeşitli katakullilerle oğluna bırakarak kariyerine yakışır bir kapanış yapan Erbakan, Türkiye yakın tarihine damgasını vurmuş efsane politikacılardan biriydi. Bugünkü iki partili Amerikan politik sistemine benzeyen ve sadece birbirinin total reddi ve filibusterlara dayanan meclisi düşününce, zamanın ruhunun değiştiğine ve aşağıdaki tartışma ortamının da bir daha geri dönmeyeceğine inandım.

3 comments February 27th, 2011

Bu videoyu izlemeyin

Üstteki video İsveç’te yaşayan arkadaşımız sanatçı Hakan Akçura‘nın çektiği bir belgesel. İzlemeyin diyorum çünkü ülkemizde son 30 yıldır dönen barbarlığa ve manasızlığa şahit olup canınız sıkılabilir.  Ayrıca çok uzun, insan İstanbul şehir hayatının hızlı temposu içerisinde üç buçuk saat bunu oturup izlerse zaten başka bir çok açılış, etkinlik, parti, sosyal ortamı kaçırabilir. Hepsinin üstüne psikolojiyi de bozar, insanı bildiği şeyler konusunda şüpheye düşürüp vicdani huzursuzluk yaratabilir.  Ama gerçekten izlemeyin diyorum, çünkü biliyorum ki en fenası bir çok insan izleyip de hiç bir şey hissetmeyecek. 

Genelkurmay’ın “sözde itirafçı” dediği önce Apo’cu, sonra Jitem tetikçisi Abdulkadir Aygan’ın İsveç’e kaçtıktan sonra “Gerçekler bilinsin yeter.” diyerek verdiği bir röportaj.

8 comments February 10th, 2009

Libra+Yuan+Euro+Dolar+Peso

Allahtan TL yok, yoksa yanardık, bakınız Paragami. Tintaimpresa yapmış.

4 comments January 26th, 2009

Çeşme 2015

Bu sabah sevgili Gökçe Yalçınkaya’nın gönderdiği bir maille Türkiye’mizde güzel şeyler olduğunu da gördük ve içimiz ısındı. Çeşme’den AKP Belediye Başkan Adayı, Harita ve Kadastro Mühendisi Mehmet Ali Gökçeoğlu’nun 2009’u değil 2015’i hedefleyen projeleri bize yöneticiliğin nasıl hep ileri bakmayı gerektirdiğini bir kez daha hatırlattı. Hep yöneticilerin çağı yakalayamadığından dem vururduk ya, işte bu UFO projesi ile çağı yakalamak ne kelime geride bırakmış bir yönetici sonunda bizleri yönetmeye talip oldu, hem de dünyanın en önemli estetik akımlarından Arap mimarisinin incisi Dubai seviyesinde bir anlayışa, varım diyoorrr!.

Vallahi Marduk’a, Maya takvimine ve 2012’ye inanasım geldi..

Not: En alttaki Lilypads projesi birkaç ay evvel internete düşmüş mimar Vincent Calabaut tarafından çevre problemlerine karşı geliştirilmiş bir mimari fantazya. Diğerleri özgün proje olduğu için detayını bulamadım.

15 comments January 23rd, 2009

Obama Big Picture


1968 olimpiyatlarında yaptıkları sessiz gösteri sonunda hayatı kararan atletler.


Kabil’de restoranda töreni izleyen Afganlar


74 yaşındaki siyahı vatandaş Vertie Hodge ağlıyor


Kırsal Amerika’nın bağrı Montana’nın en eski barında Vietnam gazisi Keith Hart bile heyecanlı


İslamabad Pakistan’da barış yürüyüşündeki çocuklar..

Bir senede netin en önemli fotohaber blogu olan Big Picture doğal olarak Obama’nın Başkanlık seromonisini de atlamamış. İllaki birçok kişi bugün yarın görücek bunları ama Türkiye’nin genelinde ve zaman zaman Etrafta’da bile varolan cynicism (zargan çeviri: insanların iyi olduğuna inanmama.) haline ve özellikle de aslen Amerikan Pop Kültürüne ve yaratılan Obamaniaya duyulan tepkilerin Obama cynicismine kanalize edilmesine dayanamadığım için bazılarını koymadan edemedim.

Söz meclisten dışarı, dünyaya sorun çözmeye değil sanki sorunların çözülmeyeceğini tespite gelmiş bu insan tipinin kendilerine ve diğer insanlara inanmamaları bir derece de, hayatta yanyana gelseler ne kadar yüzölçümü kaplayacağını bir kere olsun düşünmedikleri dünya çapında birbirine benzemez YÜZMİLYONLARCA insana kendileri ve problemleriyle yüzleşme, varolan dogmaları aşabilme, diyalog vs gibi konularda umut ve ilham vermiş, yeni çağın ilk prototip liderinin Amerikan Başkanı olmasının sembolik değerini dahi kavrayamamaları nasıl patolojik bir durumdur anlayamıyorum. Heralde Türk entelektüelinin “bu halk adam olmaz abi”, halkının da “bu ülke bitmiş abi” retoriği gibi bir kronik bir ümitsizlik vakası.

12 comments January 22nd, 2009

Öpücem Öpücem Dedim Sana…

mucx-tunctunctunc

Antalya Adliyesi’nin açılışında bir vatandaş, Başbakan Erdoğan’a yaklaşarak öpmek istedi. Buna izin vermeyen Erdoğan, “Eşim beni kendisinden başka kimsenin öpmesini istemiyor” dedi.

text: Hurriyet, imaj:tunctunctunc

4 comments January 8th, 2009

Uygarlıklar-arası fay hattı

huntington_botsende_beschavingen_grafiek

Dün Deniz Gökçe köşesinde Samuel Huntington‘ın 1993 senesinde Foreign Affairs dergisinde çıkan “Kültürlerin Çatışması” (The Clash of Civilizations) adlı makalesinden bahsediyordu. Huntington 1996’da çizdiği diyagramda uygarlıkları ve aralarındaki kültürler-arası anlaşmazlıkları çizgilerin kalınlıkları ile orantılamış. Kalın çizgiler anlaşmazlıkların daha fazla olduğunu gösteriyor.

Aşağıdaki alıntı Huntington’un makalesinden Gökçe’nin seçtiği bir bölüm:

‘Benim hipotezim, yeni dünyada temel çelişki kaynağının öncelikli olarak ideolojik veya ekonomik olmayacağıdır. İnsanlığın parçalanmasındaki hakim çelişkinin kaynağı kültürel olacaktır. Dünya olaylarında ulusal devletler en güçlü aktörler olarak yer alacaklar, fakat küresel politikanın temel çelişkileri farklı uygarlıklardan olan uluslar ve ulus grupları arasında ortaya çıkacaktır. Kültürler arasında çatışma küresel politikaya hakim olacaktır. Uygarlıklar arasındaki fay hattı geleceğin savaş cephelerini meydana getirecektir.’

‘Batı, dünya hakimiyetini düşüncelerinin veya değerlerinin veya dininin yüceliği ile değil, fakat organize şiddet uygulayarak kazanmıştır.’

9 comments January 6th, 2009

İnternet’te bugün

The Economist dergisinde yayınlanan bir yazı, niçin dünyanın her yerindeki bütün süpermarketlerin aşağı yukarı aynı mimariye, koridor düzenine ve ürün sıralamasına sahip olduğunu anneye anlatır gibi anlatıyor.  “Dekompresyon bölgesi” diye bir şeyin varlığı bile olayın geldiği bilim-kurgu noktasını ifade etmekte yetersiz kalıyor.

O kadar çirkin ki güzel, “cock” – horoz , “pussy” – tavuk.  Bu video bi zamandır dünyaya yayılıp semiren Fransız prodüksiyon ekürisi Partizan’ın işi.

Müzelerde niçin flaşla fotoğraf çekilmez?  Daha çok reprodüksiyon satmak için değil, gerçekten makul bir sebebi varmış.  Bir de aynı yerde uyduları birbirine çarpmaktan alıkoyan şeyin ne olduğunu anlatan bir yazı daha buldum.

Chris Brennan ve silinen graffitilerin hazin estetiği

“Yemek Yemek Politik Bir Faaliyettir!”

“Ekonomi kelimesinin önünde ister sanayi ister bilgi olsun, kapitalizmin işleyiş mantığı üretim araçlarının özel mülkiyetine, artık-değerin yaratılmasına ve bu artık-değerin sermaye birikimine dönüşmesine dayanmaktadır. Bilgi ekonomisinde sistemin mantığı değişmemekle birlikte sermaye birikimi “bilgi birikimine” ve bilgi “kapitalistin sermayesi” haline dönüşmüştür.[…]” Enformasyon Emperyalizmi: Bilgi Ekonomisi” – Rana Adaçay…  Bu şununla da örtüşüyor olabilir, ya da örtüşmeyebilir.

Bugünkü Radikal şöyle diyor: “Oyundaki bir karakterin Alevi olduğuna vurgu yapıldığı gerekçesiyle bazı çevrelerin tepkisini çeken “Yedi Tepeli Aşk” adlı oyunun gösterimine İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından ara verildi.”  Çok kendimizi üzmeye sıkmaya gerek yok çünkü Fransız sinema endüstrisi de ırkçı çıkmış.

Gökhan Özgün benim de kafamı kurcalayan bazı konulara parmak basmış: “Ekonomik entegrasyon bu kadar kaçınılmazsa, en büyük tehlike, siyasi entegrasyonun gerçekleşmemesidir. Yani globalizmin en büyük tehlikesi, birilerinin vatandaş olduğu, birilerinin bir türlü vatandaş olamadığı büyük bir global imparatorluk yaratmasıdır. “

Amerika’lı Genç Müslümanlar “The Taqwacores” adlı romanla kendilerine yeni bir alt kimlik yaratıyor.

January 5th, 2009

Bruce Sterling’le 2009 üzerine

Cyberpunk‘ın babalarından bilimkurgu yazarı Bruce Sterling, 80’lerin ortasından bu yana internet kültürünü tanımlayan en eski fikir ortamlarından WELL‘deki geleneksel yeni yıl sohbetinde ekonomik kriz, politika, çevre gibi konulara kendine has üslubuyla değinmiş. Ekonomik kriz ile ilgili ironik yorumlarını komik bulduğum için sizin için bir kuple serbest çeviri yaptım. Yazının tamamı daha ciddi.

Ben bohem bir insanım o nedenle ömrü hayatımda finansal olarak mantıklı birşey yapmakla uğraşmadım. Geçen yıl ilk kez sorumluluk sahibi ve başarılı insanlar için içtenlikle üzüldüm. Aniden yaratıcı insanların, alt sınıfların istikrarsızlığını onyıllardır alıştıkları tatlı hayat olmaksızın yaşamaya başladılar.

Bu insanlar sosyal kontratlara itaat ettikleri halde yine de başlarına geldi bunlar. Bu adaletsizlik beni üzüyor. Başlarını derde sokmadan, kurallara uyarak yaşayan burjuvazi ile hiç derdim olmadı. Tabiki onlarla çok dalga geçtim ve herkes de geçmeli ama hiçbir zaman onlara zarar gelsin de istemedim. Tüketimi sevdikleri için siyah bayrağı kaldırıp boğazlarını kesecek değildim ya.

Bankacılara bile üzülüyorum. Amerika’nın yüzde 17si finans sektöründe çalışıyor. Bu bayağı çok. Bu endüstride çalışan arkadaş ve akrabalarım var. Ben kendimi hayatın fırtınalı bölümlerine atmayı gerçekten seviyorum, çünkü çok çabuk sıkılan bir hevesliyim (dilettante), ama yani, bankacılar esprisiz, kahverengi ayakkabı camiasının son noktasıdır. Şilte üzerinde uyanıp kahvaltı otlanmamaları gerekir.

Özel jetleriyle Washington’a yalvarmaya giden otomobil endüstrisi yöneticilerinin yarı donmuş, yarı irite olmuş suratlarını hatırlıyorum. Onlara acıdım. Gerçekten. Bu adamlar Amerikan endüstrisinin besin zincirinin en tepesindeki insanlar. Tabiki özel uçakları olacak. Özel uçaklar General Motors’un yönetim kurulu için “icat edildi”. Ve şimdi her zaman satın aldıkları birkaç tane serseri milletvekili tarafından bunun için eleştriliyorlar?

Doğuştan kendileriyle dalga geçme yetisi olmayan bu insanlar için birçok rahatsız edici ve aşağılayıcı tecrübe sırada, hiçbir yer güvenli değil artık, aynalı gökdelen, hatta yönetim kurulu odası bile.

2 comments January 4th, 2009

“Asmaya, kesmeye geliyoruz”

Pek kıymetli etraftalı hemşehrilerim.

Aklımın erdiğinden beri dürüst siyaset yanlısı oldum, aklım hakikaten erdiğinde bunun eşyanın mantığına aykırı olduğunu görsem de, hep içimde ukte olarak kaldı. Özal, Demirel, Çiller, Yılmaz, Erbakan, Ecevit, Erdoğan, kimi icraatın içinde veya ulusa seslenirken gördüysem televizyonda buz patencisinin düşmesini yahut spikerin dilinin sürçmesini bekler gibi dürüstlük bekler oldum bilinçli-bilinçsiz.

Hani mesela AKP çıksa dese ki:

“Satmaya, savmaya geliyoruz. Ananızı ağlatmak için, çift vurup tek saymak için iktidara yürüyoruz”

Yahut CHP göğsünü gere gere şu söylemle çıksa:

“Ezmeye, bastırmaya geliyoruz. Hepinizi hazırola sokacağız. Orada bir köy var uzakta, o köy bizim tornanının mamülüdür.”

MHP açık konuşsa fena mı olur:

“Sevdirmeye veya terk ettirmeye geliyoruz. Seve seve sevdirmeye veya Zincirlikuyu istikametine terk bileti kesmeye.”

Olmaz tabi ki böyle şeyler. Şaka konusu, mizah malzemesi, geyik boynuzu olur bunlardan ancak. Gel gör ki, hiç beklenmedik bir anda dürüst siyaset ülkemize geldi dostlar. Artık Hak ve Hakikat Partisi (HHP) var!

HHP Başkanı Güneş

Genel Başkan Dursun Güneş, partisinin Erzurum il teşkilatı açılışında demiş ki:

“Teşkilatımızı arslanlarla kuracağız. Genel seçime kendimizi hazırlayacağız. Allah, devleti dilediğine verir, dilediğinden alır. Dilediğini aziz, dileğinin zelil kılar. Eğer Allah nasip ederse, adalet kılıcını masanın üstüne koyacağız ve keseceğiz, asacağız. Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘kesip, asacaklar bunlar’ evet keseceğiz, asacağız. Osmanlı ruhu ile kesip, asacağız. İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın. Devlete kurşun sıkanı asacağız, devletin kasasına elini sokanın. elini keseceğiz. Tekke ve zaviyeleri kuracağız. Kuran kurslarını yeşerteceğiz, temiz toplum yetiştireceğiz. Bu siyaset kokmuş, çürümüştür. Bu siyaseti toplayıp çöp bidonuna atacağız.”

Evet, görüldüğü üzere bir cesur ve dürüst politikacı peydah oldu vatanımızda nihayet. Meslekdaşlarına örnek olmasını diliyorum. Ayrıca sinirim bozuldu şu son satırları gülmekten zar zor yazıyorum.

haber kaynağı: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10616291.asp

partinin sitesi: http://hakvehakikatpartisi.com/news.php

not: Sayfada gördüğünüz fotoğrafı partinin kendi sitesinden aldım. Save etmek istediğimde karşıma çıkan orjinal ismi: astimkestim_334

18 comments December 23rd, 2008

Previous Posts


Takvim

September 2017
M T W T F S S
« Mar    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Aylara göre haberler

Kategorilere Eklenenler