Büyük Türkiye’ye doğru

Boran’ın hacı ve bacı fotoğrafını koymasından dokuz gün sonra, 28 Şubat’tan bir gün önce, Türk politik tarihinde ismi okunacak en renkli karakterlerden biri olan Necmettin Erbakan, dünyadaki zamanını tamamladı. En son RP kongresinde Numan Kurtulmuş’un Milli Görüş çizgisinden koptuğunu öne sürerek partiyi çeşitli katakullilerle oğluna bırakarak kariyerine yakışır bir kapanış yapan Erbakan, Türkiye yakın tarihine damgasını vurmuş efsane politikacılardan biriydi. Bugünkü iki partili Amerikan politik sistemine benzeyen ve sadece birbirinin total reddi ve filibusterlara dayanan meclisi düşününce, zamanın ruhunun değiştiğine ve aşağıdaki tartışma ortamının da bir daha geri dönmeyeceğine inandım.

3 comments February 27th, 2011

Hacı ve Bacı

Haydi dans et Türkiyem

February 18th, 2011

Mr. Prezidan: DIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIT

Mr Prezidan

1. Körfez Savaşı’nın hemen ardından yapılmış gibi gözüken bir telefon konuşmasının çözümlenmiş hali. İki eski dost, baba Prezidan George Bush, bizim Prezidan Targıt’la bölgenin geleceğini tartışıyor. Saddam’ın gitmesi gerektiği konusunda her ikisinin de hem fikir olduğunu tahmin ediyorum. Anlamadığım neden diyaloğun sadece Özal tarafının karartılmış olduğu. Bu dosyaları Ekin gönderdi.

February 5th, 2011

Bir din olarak Kemalizm

dinimizde-reform-kemalizm-dergisi-1957-12-adet__14722046_0

Bugün Ekşisözlük sularında karşıma çıktı. Daha önce hiç karşılaşmadığım için çok ilginç buldum. Haberi giren sözlük yazarı “[…] dinin yerini aldığı dayatması bizzat mustafa kemalin gözetiminde yerleştirilmeye çalışıldı. […] sonradan kemalizmde yapılan reformlar sayesinde de bu gerçekler hasır altı edildi. yeni kemalizm bu günahlarından arındırıldı bir şekilde.” demiş ama söz konusu dergi 1957 tarihli olduğu için bana pek rasyonel gelmedi.

Bu acaipliği Gittigidiyor‘dan satın almak mümkün.

1 comment May 27th, 2009

Dünyanın en aşık olunası kadını bu akşam

Jane Birkin - Brigitte Bardot

Dönemdaşı Brigitte Bardot, yılların yıpratıcı etkisiyle bulldoglara benzediği halde ,hala taşlığını kaybetmeyen Jane Birkin; kırılgan güzelliği, naif tavırları ve ağlatan sesiyle bu akşam İstanbul’da sahne alacak.  Biletler biraz tuzlu olsa da gidip görmek gerekiyor zannımca. 

serge ve jane

Je t’aime, mois non plus….

2 comments April 21st, 2009

ATO’dan unutulan manşetler

Geçen gün sevgili Tümel‘in gönderdiği ATO’dan unutulan manşetler bağcığında gerçekten çok çarpıcı bazı pdfler gördük. İlk olarak şaşırdık ama sonra bunun canlandırma olduğunu anladık. Bu konuda Tümel’in fikirleri:

Tarih yazıcılığı ve ezberci eğitim sistemimiz bir kez daha kendini belli ediyor. Gazetenin tarihi 15 Mayis 1919; Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasından 4 gün önce. Kurtuluş Savaşı’nın 19 Mayis 1919’da “Samsun’a ayak basmasıyla” başladığını yıllar boyunca senede 50 kez falan öğrendik herhalde. Lakin gazetenin adı bile Istiklal Harbi Gazetesi. 3 gün önce 5 gün sonra mühim değil tabi ki ama bu ortada bir direniş olduğunun, isminin de Istiklal Harbi konulmuş olduğunun gayet açık bir ispatı. Yine ayni tarihli gazetede “Mustafa Kemal kimdir? ” başlıklı bir yazının çıkması Mustafa Kemal’in halen daha halka tanıtılması icap eden bir bilinirlik seviyesinde olduğuna işaret ediyor.

Şerif Mardin’in Türk Modernleşmesi kitabını okuyanlar, Osmanlı’nın son yüzyılında modernleşme konusunda bize tarih derslerinde anlatılmayan ne gibi hareketler yapmış olduğunu görmüştür. Türk modernleşmesi ve yakın tarihi, kukla tarihçiler tarafından “resmi/gayrıresmi tarih diye birşey yoktur” diye inatla tekrarlanmasına rağmen, pek çok mit üzerine kuruludur. Konuyu aslında başka bir noktadan ele almak istiyorum, çağdaş devletler ve kültür kurumlarının çoğu senelerdir elindeki bilgiyi dijital ortama aktardı ve arşivlerini tarama ve tarihini birincil kaynaklardan okuma fırsatı verdi. En son flickr’daki The Commons adlı projeden bahsetmiştim sanırım. Yakın tarihimize ışık tutmak için devlet kurumlarının acil bir şekilde elinde bulunan arşivlerin dijital ortama aktarılması gerekmekte. Bu dosyalara isteyenler, kütüphanelerin kısıtlı erişim hakkından yararlanarak ulaşabiliyor tabi ama yeterli değil (oysaki ICOM ve onun kütüphanecilik muadilinin etiğinde en önemli maddelerinden biri içeriğin olabildiğince fazla kişiye ve kesintisiz olarak ulaştırılmasıdır.) Malesef özel sektörde bile büyük gazetelerin, arşivlerini tarayıp internete ulaşılabilir aranabilir bir formatta koymadığını görüyoruz.

ATO sağolsun bunu yapmış hiç yoktan iyidir demeyi biliyoruz tabi ki, ama gönül isterdi ki sadece 30 tane, 10mb’ı aşkın kötü taranmış pdf’le değil, içinden text aranabilir halde ve tüm yakın tarihimizi gözler önüne seren bir kapsamlılıkta yapılmış olsaydı (tabiki ATO tarafından değil). Bunu yapabilecek teknoloji ve iş gücü olmasına rağmen bunu yapmaya yönelim olmamasını yöneticilerin böyle bir vizyonda olmamasıyla beraber bizlerin de bu konuda tepki vermememize bağlıyorum.

7 comments October 16th, 2008

68 hareketi ve Kızılldere Katliamı










Bunlar “Kızıldere Baskını”ndan.






Etrafta’nın “Facebook”taki gurubuna Emrah Arslan’ın koyduğu fotoğrafları ve bağcığı takip ederek Halil’in sitesine ulaştım. İçerisindeki tomarla iyi fotoğraf bir yana yukarıda pek azını gördüğünüz seri, yakın tarihe ait bu güne değin bir arada gördüğüm en büyük hazinelerden bir tanesi. Fotoğraflar 68 hareketinin 30. yıldönümünde fotoğrafçının eline ulaşmış ve o da bunu bir kitap haline getirmiş. Kitaba ait sitede bulunan yazıdan; serinin İstanbul, Tokat, Niksar ve Kızıldere’de çekilmiş resimlerden oluştuğunu, kitaba ait metinlerin Kızıldere Katliamı’ndan sağ kurtulan tek kişi olan Ertuğrul Kürkçü tarafından yazıldığını öğreniyoruz.

“Ülkemde neden böyle oluyor?” diye herkes gibi kendime sorular sorarken gördüğüm bu fotoğraflar aklıma başka sorular getiriyor: Nasıl oluyor da topu topu 30 sene öncesinde olmuş olayları bütün bir ülke bir televizyon dizisinin gerçekliğinden hatırlamakla yetinebiliyor (Hatırla sevgilim)? Bu toplumsal amnezi nasıl sağlanıyor?

5 comments June 24th, 2008

Başlangıcında “Design”

Prelinger Archives sitesinde 50’lerin ortalarında çeşitli kuruluşlar tarafından devlet desteğiyle hazırlanmış, tasarımı ve tüketimi özAmerikan değerler olarak yücelten videolar buldum. Bu gün gırtlağımıza kadar içine gömüldüğümüz post-modern çağın esasına, etrafımızı saran reklam kozmosunun ana prensiplerine, iPhone’un nasıl bu boyuta bir çılgınlığa ulaşabildiğine ışık tutan bir yapım.

50’lerin dünyasında Amerika’nın etkinliğini düşünecek olursak, bu anlayışın günümüzü nasıl şekillendirdiğini daha rahat kavrayabiliriz.

1 comment August 2nd, 2007

Milliyetçi Zühtü

milliyetci zuhtu

Dün Çukurcuma’da bir eskicinin camında asılı bu plağa rastladık. Bağlamı nedir? Niçin böyle bir ürün var? Ne anlatmak istiyor? O fontlar ne?

March 4th, 2007

Rus çocuk kitapları.

rus cocuk 1

rus cocuk 2

Harikulade arşiv Bibliodyssey‘de bugün bu eski rus çocuk kitabı kapaklarını buldum. Çok ilham verici olduklarını düşündüğüm için buradan sizlerle paylaşıyorum efendim.

2 comments February 7th, 2007

Previous Posts


Takvim

July 2017
M T W T F S S
« Mar    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Aylara göre haberler

Kategorilere Eklenenler